10 Ocak 2018 Çarşamba

GELENEKÇİ, HIZLI YENİLİKÇİ VE YENİLİKÇİ

Hayatta çoğu yerde karşılaşırız. Gelenekçiler ve yenilikçiler olarak gruplaşır insanlar. Kriterler değişken olsa da ayrışma benzerdir. En çok bilinen türüne siyasi oluşumlarda rastlanır. Ancak orada olup bitenler üzerine zaten birçok kişi yazıp çiziyor, uzak kalmayı tercih ederim. Fakat çok uzun olmasa da iş hayatım boyunca, yaşadıklarım ve duyduklarım üzerinden; “İş hayatında, ne derece yenilikçi ne derece gelenekçi olmalıyız?”  sorusu hakkında söyleyecek birkaç sözüm bulunuyor.



Türk halkının en tipik özelliklerinden birisi dengeyi bulamamaktır. Vur denince öldürmekte üstümüze yoktur. İşte şirketlerin yaşadığı yörünge bulamama mevzusu da buradan gelmektedir. 

Yenilikçi olmak çağımızın gerçeklerinden ve kaçınılmaz olan liste başı kanunlarından biri diyebiliriz. Değişen dünyada ayak uydurmamız gereken şartlar baş döndürücü bir hızla değişiyor. Yalın üretimciler, (eski zamanlardan beri) toplam kaliteciler, altı sigmacılar ve dahası her şirketin kimyasına girmiş, girmesi de gerekiyor zaten.


Yenilikçi olalım ama nasıl?


Ben ise değişime açık olmanın tek başına yeterli olmayacağını düşünüyorum. Yenilikçi düşüncede olan insanların ilk yardım çantasında bulunması gereken önemli araçlardan birisi gelenekçi düşünceye sahip (en azından birkaç adım geriden gelen) insanları kazanmak için kullanılacak enjektör ve ilaçlar olmalı.

Baş döndüren bir hızla değişen iş dünyasının kaygan zemininde giyeceğiniz nesnenin ayakkabı mı yoksa paten mi önce bunu tespit edeceksiniz, burası doğru. Fakat cevap paten ise paten kullanmayı bilmeyen herkesi gönderecek misiniz?  İşe yeni alacağınız profesyonel patencilere bu gidenlerden daha az para vereceğinizi mi düşünüyorsunuz? Yarın size ya patenci değil maraton koşan birileri gerekirse, yeni gelenleri de gönderecek misiniz?



“Her şeyi değiştirmeliyiz arkadaşlar, hem de her şeyi” diyor hızlı yenilikçiler. Ellerinde modern silahlar ile dalıyorlar meydana. Fakat kan gövdeyi götürürken, bazı üst düzey savaş ustaları da arada yanabiliyor. Herkesten daha iyi bir snipercı olabilecek okçuyu öldürüyorsun örneğin. Harekete geçmeden önce çalışacağınız insanların kimyasını bilmeniz şarttır. Değişim için geçerli olan genel geçer kurallar, hızlı yenlikçileri (şansları da yaver gitmezse) zor duruma sokabilir.


Gelenekçilerin durumu


Peki “böyle gelmiş böyle gider.” diye düşünen ve her yerde rastlanabilen yeniliğe kapalı arkadaşlar yeni dünyada nasıl bir rol oynayacak? Bunu tahmin etmesi zor değil. Böyle kişiler eninde sonunda değişime ayak uyduracaktır.





Eskiden değişimin ayak seslerini duyardınız. “Önümüzdeki sene yeni bir teknoloji geliyormuş, bizim işimiz daha kolay yapılabildiği için çoğumuza yol vereceklermiş”
Bugün ise;  “Arkadaşlar, bundan sonra bu işi böyle yapmıyoruz. Hemen nasıl olacağını anlatayım.” şeklinde ani gelişmelere maruz kalıyoruz. Demek ki yeterince esnek olmayan kişilerin barınması her geçen gün zorlaşacak.


Sözün özü, bana göre gelenekçilerin devri neredeyse tamamen kapanırken,  hızlı yenilikçiler ise durulana kadar farklı noktalara savrulabilirler. Üçüncü kesim olan yeniliği önce kendi sindirip sonra eskileri değiştirebilen türde olan kişiler ise kalıcı başarıların sahibi olacaktır. Bu üçüncü grup, şirketlerin varlığını sürdürmesini sağlayan denge unsuru kişilerdir. Umarım sayıları hep artar.


                             



Sağlıcakla kalın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder